ŞİRİNCE

3 kelimeyle Şirince: Köy evleri, Doğallık, Lezzet

Şirince’ye niye gidilir ?

Meyve şarabı içmeye, köy kahvaltısı yapmaya, doğallık özlemini gidermeye, Arnavut kaldırımlı sokaklarında yürüyüp satıcı teyzelerle muhabbet etmeye…

Kaç günlük gezi idealdir ?

İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunan Şirince köyünde bir kaç saat geçirmek yeterli olur. 600 kişinin yaşadığı 1990 yılından sonrada turistik hale gelen 165 yatak kapasiteli bir köyde ne kadar vakit geçirmeyi düşünüyorsunuz ki zaten.

Adı gibi şirin olan bu köyde, tarihi Rum evleri arasında gezebilir, yerli halkın ürünlerinden oluşan pazarda alışveriş yapabilir ve keyifli bir yemek yiyebilirsiniz. Tüm bunlar için de  2-3 saat hayli hayli yeter. Ama fotoğraf çekeyim derseniz, kendinizi kaybedebilirsiniz. Onun için de köyde kalış süresini 5-6 saate çıkabilirsiniz. İzmir çevresinde yaşayanlar için, ideal bir hafta sonu rotası.

Sen olsan nasıl gidersin ?

Şirince’ye genelde arabayla gidilir veya tur otobüsleri geliyor. Dağın içine gömülü ve yol üstü bir yerde olmadığı için saat başı Selçuk’dan kalkan minibüsler dışında toplu taşıma bulamazsınız. Daha çok yerli halkın kullandığı bu dolmuşlarda, Şirince’ye gitmeden havasına giriyorsunuz.  Bu arada, arabalı gelenler için de Şirince halkı her şeyi düşünmüş; köy merkezinde ve çevresinde park edebileceğiniz her yer ücretli otopark olmuş. Tarihi mirası korumak için köy içinde araba kullanmak yasak. İnsanların bile zor yürüdüğü dar ve dik sokaklara araba da giremez zaten.

Nereler var gezilecek ?

Roma dönemindeki kaynaklarda ‘Dağdaki Efes’ olarak anılması Şirince’nin köklü bir geçmişe sahip olduğunu gösteriyor. Efes’de meydana gelen su baskınlarından ve sıtmadan korunmak için daha korunaklı konumda olan tarihteki ismiyle Kırkınca-Çirkince’ye sığınıyorlarmış. 1924 yılında ise mübadele ile Rum halkının yerine Türklerin yerleştiği köyün ismi Şirince olarak değiştirilmiştir.

Deniz seviyesinden 350 metre yukarıda ve dağın içine saklanmış bir konumda Şirince. Serin ve temiz havası, Rum evleri atmosferiyle ve leziz köy yemekleriyle birleşince gidilmesi gereken yerler arasına giriyor. Son on yıldır turizm yapılan bu köyde, merkezi köy havasından çıkmış gibi gelse de ara sokaklara sapmalısınız köy genelini de keşfetmek için. Yoksa, Şirince aklınızda Çin malı ürünlerin satıldığı 200 metrelik yolunda saplı sollu profesyonel esnafların turist avlamaya çalıştığı yer olarak kalabilir. Hafta sonu ve bayram zamanlarında, köy nüfusu 10 kat artıyor. Köy dokusunun yanı sıra, tarihi yapılar da bulunan köyde görülebilecek St.John Kilisesi vardır. Bunun dışındaki eserler daha çok köy dışında bulunmaktadır. Bugün turistik olarak kullanılmayan onlarca küçük kilise de mevcuttur. Yerli halkın farklı amaçlar için kullandığı bu yapılara, ara sokakları keşfederken denk gelebilirsiniz. Köydeki dini yapıları ziyaret etmek dışında köy çevresinde doğa yürüyüşüne çıkabilirsiniz.

Ne yesem alper ?

Manzarası ve has köy kahvaltısı açısından kesinlikle Can Restoranı öneririm. St. John Kilisesi’nin devamındaki patikanın sonunda yer alan bu restoran, gözlemesi ve köy kahvaltısıyla meşhurdur. Şirince’yi tepeden izlemek, yorgunluğunuzu atmak veya benim de yaptığım gibi sadece kahvaltı etmek için bile gelinebilir.

Konaklamayı nerede yapsak ?

Köy ne kadar turistik hale gelmiş olsa da yatılı turist az, bu yüzden de pansiyon, motel ve butik otellerin toplam yatak kapasitesi 165 yatak (2012 itibariyle). Ben de yoldan geçerken sadece kahvaltıya uğradığım için bu konuda daha fazla bir tavsiye veremeyeceğim.

Özellikle alınacak bir şey var mı peki ?

Meyve şarapları, organik olarak üretilmiş zeytinyağı, erişte, doğal kurutulmuş şifalı bitkiler, el emeği göz nuru ürünler, bilumum hediyelik eşya (anahtarlık, şal, kolye, biblo vb.) alabilirsiniz. Her çeşit meyveden yapılan şarap üreticilerinin dükkanlarını her tarafta göreceğinizden almasam olmaz diye düşünebilirsiniz. Vişne, elma, çilek, karpuz gibi çok değişik tatlarda bulunan şaraplarda herkesin hoşuna gidecek farklıdır sonuçta. Bu yüzden, almadan denemenizi öneririm.

Vaktim var, etrafta başka nereleri görebilirim ? 

Vaktiniz varsa, Efes antik kenti, Meryem Ana evi, Yedi Uyuyanlar Mağarası, Efes sahili ve Kuşadası’na gidebilirsiniz.

Son bir kaç tüyo:

Ekim ayında Şirince’de bağbozumu, kültür, sanat ve dostluk festivali oluyor. Eğer bu ayda Şirince tarafındaysanız, uğramayı unutmayın. Ayrıca, ne kadar da turistik olsa köye geldiğinizi unutmayın, Arnavut kaldırımlı ve dik sokaklarda rahatça gezebilmek için spor ayakkabı ve rahat giysiler tercih edin.

Afyon Edirne / İstanbul / Kapadokya / KKTC