BRIGHTON

3 kelimeyle Brighton: Tatil Kasabası, Patates&Balık, Rahat sehir

Brighton’a niye gidilir ?

Fish&chips(fish&chips) yemek için, Farklı ve hareketli bir haftasonu geçirmek için, Hint ve Çin mimarisinin birlikte kullanıldığı bir köşk görmek için, İngiltere’de Manş denizi kenarında rahatlamak için, Londralıların sayfiye yeri nasıl olurmuş bir bakalım diye, LGBT başkenti şehir görmek için…

Kaç günlük gezi idealdir ?

Günübirlik veya hafta sonunuzu geçirmek için gidebilirsiniz Brighton’a. Her ne kadar deniz kenarı olsa da, planlarınızı denize girmeye yönelik değil ama deniz kenarında hoşça vakit geçirmek için ayarlayın çünkü dalgalar ve rüzgar burada denize girmeyi genellikle tehlikeli kılıyor.

Sen olsan nasıl gidersin ?

Ben Londra’dan günübirlik gittim Brighton’ı gezmeye. Dolayısıyla, siz de Londra’dan Brighton’a gelmek isterseniz en pratik yol yaklaşık 50 dakika süren tren yolculuğu. Her ne kadar Brighton olarak geçse de, 2000 yılında Hove ile birleştiğinden Brighton&Hove olarak geçiyor şehrin resmi ismi.

Brighton’da gezilecek nereler var ?

brightonBrighton’da yolunuzu kolaylıkla bulabilmeniz için benden size önemli bir tüyo. Tren istasyonundan sahile giden Queen’s Road var: her Anadolu şehrinde olan İstasyon caddesine denk gelir burası. Brighton’ın ikinci önemli caddesi de sahil boyunca uzanan King’s Road, yani bizim sahil kentlerindeki Sahil yolu diyebiliriz. Brighton’da gezilecek yerlerin birçoğu bu iki yolun kolları arasında kalıyor zaten. İnternette Kraliyet Pavyonu, Kraliyet Köşkü, Yazlık Saray gibi farklı çevirimleri olan ve Brighton’a kimliğini veren Yazlık Kraliyet Sarayı, Brighton Sahili, The Lanes, The North Laine, The Dome, Brighton Müzesi ve Sanat Galerisi görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Hepsi arasında yürüyerek gezebilirsiniz ve bu turu yarım günde tamamlarsınız. Günün geri kalanında da sahilde yürüyerek, Pier’de oyun oynayarak, pub’da veya kahvecilerde takılarak, The Lanes’de alışveriş yaparak, şehrin farklı yanlarını fotoğraflayarak Brighton’ın keyfini çıkartabilirsiniz.

brightonDışarıdan Hint, içeriden Çin mimarisinin oluşturduğu Yazlık Kraliyet Sarayı’nı gezerek Brighton tarihine de tanık oluyorsunuz. Hint esintisinin bu yazlık saraydaki kullanımının arkasındaki sebebi burayı gezerken keşfedeceksiniz. Önemli bir not: girişler 10 pound ve içeride fotoğraf çekmek yasak. Belediye Binası’na (Town Hall) doğru yürüyerek etrafında yer alan dar sokakların ve küçük dükkanların oluşturduğu The Lanes’de kendinizi küçük bir balıkçı köyünde hissedeceksiniz aralardan esen okyanus rüzgarıyla. Eğer pula az da olsa bir ilginiz varsa hemen Belediye Binası’nı kesen Prince Albert caddesi üzerinde yer alan Gustamps’a uğrayın. Zilini çalın, kapıyı açarsa şanslısınız demektir. Kendinizi buranın sahibi olan yaşlı amcanın muhabbetine bırakın. Biz içeride bir saat durduk ve pul konusunda bilgilenmiş ve etkilenmiş olarak çıktık. Elinde Osmanlı Devleti ile ilgili değişik pullar da var, benden söylemesi. Brighton’ın gay başkenti olarak ünlenmesini sağlayan LGBT komünitesinin yoğun yaşadığı yeri merak ederseniz, sahilden doğuya doğru St.James sokağı ve Kemptown bölgesine yürüyebilirsiniz. Burada ayrıca bir çok kafe, restoran ve antikacı da bulacaksınız.

Ulaşım nasıl, gelişmiş mi, pahalı mı?

Yürümek, Brighton için en kolay ve şehri tanıma açısından en iyi ulaşım şekli. Tren istasyonu ve sahil arasında veya sahil hattında rahatlıkla yürüyebilirsiniz. Bu yürüyüşler sırasında gitmeniz gereken yerleri de görmüş olacaksınız. Eğer illa araç kullanmak istiyorsanız, şehrin herhangi bir yerinde kolayca bulabileceğiniz taksiler dışında otobüsleri de kullanabilirsiniz. En sık kullanılan otobüs hatlarıysa şöyle; sahil ile tren istasyonu arasında işleyen 14B ile sahil hattında çalışan 27 ve 700 numaralı otobüsler işinizi görür.

Ne yesem alper ?

Brighton’a gidip de fish&chips yememek olmaz tabi. Dolayısıyla, ben de size fish&chipsçi tavsiyesi yapacağım iki farklı konseptte. Biri; şehir merkezinde(tren istasyonuna yakın) yer alan, geleneksel sokak arası bir lokanta. Sadece fish&chips servis ediyor fakat çalışma saatlerine yeterince dikkat etmezseniz benim gibi Bardsley’s of Baker Street’de yemek yeme şansına erişemeyebilirsiniz. 1926 yılından beri hizmet veren bu sokak arası restoranın öğlen ve akşam olarak iki çalışma periyodu var ve sadece Salı-Cumartesi arası açık. Brighton’a gelirken Bardsley’s yemeyi planlıyordum fakat saat 3’e bırakınca öğle yemeğini, servisi bitirmişler.

Eee ben de ne yapayım, Brighton Pier’e dönüp Palm Court Restaurant’da yiyelim bari dedim çünkü beni buraya çeken kapısında yer alan ünlü İngiliz aşçı Heston Blumenthal’ın bu restoran hakkındaki yorumu oldu. Kendisi bu restoranı fish&chips’in manevi evi olarak nitelendirmiş. Geniş bir menüye sahip olan bu restoranda, zevkli ve Brighton’ı sahilden zevkle izleyebileceğiniz bir masada yemek yiyebilirsiniz. Eğer daha şık bir ortamda, manzara eşliğinde ve fazla yürümeden iyi bir fish&chips yemek istiyorsanız, hazır Brighton Pier’e gelmişken Palm Court Restaurant’ı tercih edebilirsiniz.

brighton small batch companyYemeklerden sonra size bir de kahveci tavsiyesi vereceğim: Small Batch Coffe Company. Amblemini de Yazlık Kraliyet Sarayı’nın kubbelerinden almış, sıcak baristalarıyla leziz kahveler servis eden bir yerel mekan. Yerel halkın alışveriş yaptığı bir kahveci olduğu için otururken de şehir hakkında izlenim sahibi olmanızı sağlar.
Brighton’da pub tavsiyesi yapmadan da olmaz tabi. En geleneksel pub’ı Basketmakers Arms Pub’a gitmenizi öneririm. Eğer yeri sapa gelirse ve trenle geldiyseniz hemen tren istasyonun çıkışında yer alan The Railway Bell’e girebilirsiniz, aklınızda bulunsun arkada şirin bir bahçesi de var.

İngiliz yemek kültüründe pub kadar yer etmiş başka bir şey de cupcake. Brighton’da oldu da canınız çekti; gideceğiniz adres The Lanes’deki Angel Food Bakery’dir. Çikolatalı pasta dilimleri de en az cupcakeleri kadar lezzetli.

Dikkat et diyeceğin bir şey var mı peki ?
– Sıkı giyinip gidin. Özellikle Brighton sahile indiğinizde sizi uçuracak cinsten bir rüzgarla karşılaşmanız olası.
– Brighton Pier’de kendinize hakim olun yoksa beklemediğiniz bir anda kendinizi bulacağınız şans oyunu aletleri çok çekici gelip oyuna dalabilirsiniz.
– Şehri yürüyerek gezeceğinizi varsayarak rahat ayakkabılar giyin derim. Yer yer yokuşlar da oluyor.
– Çoğu restoranda fish&chips porsiyonları büyüktür; siparişlerinizi ona göre verin.
– Herkesin özgürce yaşadığı Brighton’ın St.James caddesi size alışılmadık gelebilir, demedi demeyin.

Son bir kaç tüyo:
– Brighton Pier’i hem gündüz hem gece görebilmek için ayarlayın oradaki vaktinizi. Gün batımında sahilde oturup Pier’in ışıkları yandıktan sonra da keyfini çıkarabilirsiniz.
– Bir gözünüz sokaktaki harita panolarında olursa yolunuzu kolayca bulabilirsiniz.

Londra / Oxford