RHODE ISLAND

Amerika’nın yüz ölçümü olarak en küçük eyaleti olan Rhode Island, New York ile Boston arasındaki bölgede kendini unutturmuş bir eyalettir. Rhode Island (RI) daha çok zengin yazlık bölgesi Newport ile ve Providence’da yer alan, on Ivy lig üniversitesinden biri olan Brown University ile bilinir.

newport

Providence

RI eyaletinin başkenti olan Providence’a yarım gün ayırmanız gezmeniz için yeterli olacaktır. Bu yarım güne Roger Williams Park, RI School of Design(RISD) Müzesi, nehir kenarında yürüyüş, City Capitol binası, Providence Place alışveriş merkezini sığdırabilirsiniz. Providence şehir merkezinin sakinliği ve terkedilmişlik duygusu bakımından Los Angeles’in şehir merkezini (downtown) hatirlatsa da, nehir kenarina gittikçe Boston Marina’sını andıran kırmızı kiremitlerin bolca kullanıldığı bir mimari ve ferahlatıcı manzara vardı.

providence, rhode islandProvidence’daki restoran ve kafe önerileri için şehrin yerel gazetesi Providence Journal’ın listesi yardımcı olabilir. Benim akşam yemeği için bir önerim olacak. New York’daki ünlü restoran grubu Momofuku’dan ayrılan şefin açtığı Federal Hill bölgesinde yer alan North restoranı akşam yemeği için iyi bir tercih. Sadece akşam yemeği servis eden bu restoranda, maalesef rezervasyon almadığı için biraz sıra beklemeniz gerekebilir.

Newport

Newport’u en bir gününüzü ayırıp kesinlikle rahatça görmelisiniz. En rahat araçla ulaşabileceğiniz Newport için, Amerika’nın Doğu Kıyısında Avrupai malikanelerden oluşan şehri diyebiliriz. Kayalar üzerine kurulu olan İtalyan ve Fransız mimarisinden esinlenerek yapılan onlarca malikanenin gölgesinde okyanus kenarında yürümek ve böylesine yüksek gelir grubuna konumlanmış olan bölgede gezmek sizi de başka dünyalara götürecektir. Aşağıda fotoğrafları yer alan Breakers Mansion’ı gezmenizi önerebilirim. Giriş ücreti $20′dan başlıyor. Bilet alırken söylemiyorlar ama ben uyarayım; içeride fotoğraf çekmek yasak. Breakers bölgedeki en ihtişamlı malikanelerden biri ve kesinlikle görmeye değer.an

breakers newport

Çoğu malikaneyi görmenize olanak sağlayan okyanus kenarı yürüme rotasını da (Cliff Walk) yapmalısınız. Yaklaşık altı kilometre olan Cliff Walk’un asıl görülmesi gereken kısmı Forty Steps ve Bellevue Ave. arasında kalan iki kilometredir. Önerim, yürürken bir rehber almanız veya internetten malikanelerin tanımlarına bakmanız. İlginç hikayeler çıkabiliyor; örneğin The Breakers’ın iki yanındaki ihtişamlı malikaneler Salve Regina University’nin rektörlük binası olarak hizmet veriyormuş.
Newport’un üstünde bulunduğu Aquidneck Island’da kafanıza göre gezerek yeni yerler keşfedebilirsiniz. Providence’dan Newport’a doğru sürerken yol üstündeki iki kasaba, Barrington ve Bristol, taraflarına uğrayıp marinalarında akşam yemeği yeme fırsatı bulduk ve en az Newport kadar keyifliydi diyebiliriz. Etrafta yaşayan tekne sahiplerinin geldiği şık ve sakin yerler buralar. Barrington marinasındaki Bluewater Grill & Bar ‘da yemek Cumartesi günleri canlı müzikle ayrı bir keyifli oluyor.
Newport’a geri dönmek gerekirse, Cliff Walk yani malikaneler şehrin okyanusa bakan kısmı – şehrin doğusunda – yer alırken hemen on dakika araç mesafesindeki – şehrin batı kıyısında – downtown Newport’a da bir kaç saat vakit ayırmalısınız. Şehir merkezinde birbirinin yanında yer alan rıhtımları ve marinaları gezerken vaktin nasıl geçtiğini anlamayabilirsiniz. Bowen’s Wharf ve Bannister’s Wharf en turistik olanları. Newport’u temsil eden veya yazlık temalı bir şeyler almak istiyorsanız da Bannister’s Wharf’daki Newport Mansion Store’a uğrayabilirsiniz. Sabah kahvaltısı için de benden yerellerin daha çok tercih ettiği hafif salaş ve tarihi bir öneri: Franklin Spa (kredi kartı geçmiyor).

newport beaches and kites

Bir kaç saatiniz daha varsa gezmek için, adanın en ucunda bulunan Castle Hill Inn otelinin restoranına gitmelisiniz. Yazın yer bulmanın oldukça zor olduğu bu otelde gecelik fiyatlar $750′dan başladığı için restoranın bahçesinde keyif yaparak otelde kalmış hissine bir adım yaklaşabilirsiniz. Opentable’dan yemek için rezervasyon yaptırabilirsiniz. Öğlen ve akşam yemeği servis edilen The Lawn adlı bu restoranda her şey tek kelimeyle muhteşem. Yediğimiz herşey çok güzel olsa da kalamarı (Rhode Island Calamari) özellikle tavsiye ederim. İçeceğinizi yudumlarken çimler üzerinde koltuğunuzdan sinema izler gibi karşı kıyılardaki malikanelerin önünden geçen yelkenleri ve yatları izlemek tüm yorgunluğunuzu unutturacaktır.

newport photos

Leave a Reply

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>